21 Şubat 2009 Cumartesi

SU ÇİÇEĞİ

SU ÇİÇEĞİ
Belirtileri: Çiçek kadar tehlikeli olmayan bir hastalıktır. Ancak çiçek gibi çok çabuk yayılır. Daha çok kış aylarında salgınlar halinde görülür. Virüsler vücuda girdikten iki hafta sonra hastalık başgösterir.
* Ateş, baş ve bel ağrılarıyla başlar.
* Değişik irilikte kırmızı lekeler önce gövde sonra kol ve bacaklarda görülür.
* Lekeler bir gün içinde sulanır ve yavaş yavaş patlamaya başlarlar.
* Sivilceler patladıktan sonra, mikrop kapmadıkları takdirde, iz bırakmazlar.
* Kabarcıklar su topladıkları zaman çok kaşınırlar. Bu kabarcıklar, ılık sirkeli su ile silinip pudralandıkları takdirde kaşıntı hissi hafifletilebilir.
* Kabarcıklar ağız içine yayıldıkları zaman hem kaşıntı hem de acılık hissi verirler. Ağız, papatya çayı ile çalkalandığı takdirde bu etkiler hafifleyecektir.
* Kafa derisinde ortaya çıkan kabarcıkların kaşıntı hissini azaltmak için baş sirkeli ılık su ile yıkanmalı ve temiz bir havlu ile kurulanmalıdır.
* Tenasül organlarında ve makatta görülen sivilceler için yine sirkeli ılık su ve papatya çayı tavsiye edilmektedir.
DİKKAT: Çocuğun kirli elle sulu kabarcıkları kaşımasına izin vermeyiniz. Kirli elle kaşınan ve mikrop kapan kabarcıklar iyileştikleri zaman bir iz bırakacaklarından temizliğe son derece dikkat edilmelidir.
NOT: Çiçek aşısı, suçiçeği için de geçerli olduğundan, çocuk küçükken aşılanmalı; salgın vakalarında aşı tekrarlanmalıdır.

KIZAMIK

KIZAMIK
Belirtileri: Mikrop vücuda girdikten ancak on bir gün sonra hastalık ortaya çıkar.
* Hastalığın ilk günü vücut ateşi birden bire yükselir; nezle ve öksürük başlar. Deride iltihaplanma görülür. Baş ağrısı da vardır.
* İkinci gün vücut ateşi düşer. Avurt içlerinde beyaz lekeler ortaya çıkar.
* Üçüncü gün ağız içinde ve boğazda kırmızı lekeler oluşur.
* Dördüncü gün vücut ateşi tekrar yükselir. Ateşle birlikte, kulak arkasından başlamak üzere lekeler belirir. Bu lekeler, iki-üç gün içinde bütün vücuda yayılır.
* Kızamık lekelerini, diğer döküntü lekelerinden ayıran özellikler şunlardır:
-Açık kırmızı renktedirler.
-Mercimek büyüklüğündedirler.
- Sınırları kesin olup kenarları yayvan değildir.
- Zamanla birkaç leke birleşerek daha büyük lekeler oluşturabilirler.
* Lekelerin vücuda yayılışı sırasında şiddetli öksürük, iştahsızlık, halsizlik, lenf bezlerinde şişme görülür.
* Gözlerde sulanma ve sümük salgısında artış olur.
* Yaklaşık beş gün sonra lekelerde ve hastalık belirtilerinde gerileme başlar.
* Beş günün sonunda lekelerin rengi açık kahveye dönüşerek iki-üç hafta kadar varlıklarını sürdürürler.
* Vücut ateşinin düşmesi ile birlikte hastalığın bulaşma tehlikesi azalır.
DİKKAT;Hastalık sırasında vücut direnci iyice düşeceğinden, hastanın bakımı ve istirahatı yeterince temin edilmediği takdirde beyin zarı iltihabı, akciğer veremi, ortakulak iltihabı gibi ciddi hastalıklara sebebiyet verebilmektedir.
Ne Yapmalı?
* 12. aydan itibaren çocuğunuza kızamık aşısı yaptırınız.
* Hastalık sırasında ortaya çıkması muhtemel diğer hastalıklara karşı antibiyotik tedavisi uygulatınız.
* Hastaya bol bol sıvı ve sulu yiyecekler veriniz.
* Öksürük, nezle ve baş ağrısı için gerektiğinde doktor tarafından yazılmış ilaçlar verilebilir.
* Hastalık göz iltihaplarına da yol açabildiğinden, böyle bir durumla karşılaştığınızda, doktora haber vermekle beraber, hastanın yatağını aşırı ışık almayacak bir yere taşıyınız.
* Kızamık, çocuk başka bir hastalık geçirdiği sırada ortaya çıkarsa; çok tehlikeli neticeler doğabileceğinden, hastanın mutlaka doktor kontrolünde bulunması icabeder.
* Kızamık geçiren bir hasta, bilhassa ilk günlerde, mutlaka diğer çocuklardan uzak tutulmalıdır.
* Yetişkinlerde ve beslenme bozukluğu olan çocuklarda bu hastalık oldukça ağır seyreder.

HAZIMSIZLIK ŞİKAYETLERİ

HAZIMSIZLIK ŞİKAYETLERİ
Hazımsızlık, bir beslenme bozukluğunun işareti olduğu gibi; bir sindirim sistemi hastalığının da işareti olabilmektedir. Hazımsızlığın belirtilerini şöyle sıralayabiliriz:
* Midede dolgunluk hissi.
* Midede ağrı ve yanma.
* Karında şişlik, geğirme ve gaz çıkarma.
* Kabızlık. Nadir durumlarda ishal.
Hazımsızlığın birinci sebebi, yiyeceklerin ağızda iyi çiğnenmemesidir. Bir münakaşa ve ruhi gerginlik sırasında yenen yemeklerde, bolca hava yutulmakta; yiyecekler acele ile iyice parçalanmadan yenmekte, en önemlisi sinir sisteminin dengesi bozulduğundan ifrazat bezleri yeterince çalışmamaktadır.
Öyle ise:
* Ağzınıza aldığınız lokmayı iyice çiğnemeden yutmayınız.
Hazımsızlığın bir diğer sebebi, bol yağlı ve nişastalı (hamur işi) yemeklerle beslenmedir. Bunlar hazımı zor yiyecekler olup, mide ve barsaklarda fazla beklemektedirler. Kabızlığın sebebi de bunların barsaklarda fazla beklemesidir. "Barsak tembelliği" dediğimiz hastalığın ortaya çıkış sebebi de yine hazmı zor yiyeceklerle beslenmedir.
Öyle ise:
* Yağlı ve unlu yemekleri tıka basa yemeyiniz.
* Sofranızda mutlaka sebze yemeği ve yeşillik bulundurunuz.
* Yemek sonunda mümkün mertebe unlu tatlılar yerine taze meyve yeyiniz.
* Salata ile yenen etli ve hamur işi yemeklerin hazmı daha kolay olduğundan, bilhassa akşam yemeklerin de salata bulundurunuz.
Organik Hastalıklara Bağlı Hazımsızlık
* Yemeklerden hemen sonra veya bir saat içinde ortaya çıkan hazımsızlık belirtileri, safra kesesi yetmezliği, gastrit, mide ülseri ve kanseri gibi hastalıkların işareti olabilir.
* Yemeklerden birkaç saat sonra gelişen rahatsızlıklar oniki parmak barsağı ülserini ve pankreas yetmezliğini düşündürür.
* Geceleri ortaya çıkan hazım şikayetlerinde ve arka üstü yatıldığı zaman kendisini gösteren mide ağrılarında ise pankreas kanseri veya mide fıtığı şüphesini kuvvetlendirir.
* Kalp yetmezliği, böbrek yetmezliği (üremi), akciğer veremi ve her türlü kanser vakalarında da hazımsızlık şikayetleri görülebilir.
Ne Yapmalı?
* Hazımsızlıktan şikayet eden kimse, beslenmesine dikkat ettiği halde rahatsızlıkları devam ediyor ise; mutlaka bir doktora muayene olmalı, gerekirse teşhis için film çektirmeli ve testler yaptırmalıdır.
* Eğer muayene neticesinde hazımsızlığın fazla mide salgısından kaynaklandığı tesbit edilirse; buna "asitli dispepsi" adı verilmektedir. Yemeklerden bir iki saat sonra midede ağrı, yanma, kazıntı ve basınç şeklinde kendisini belli eder. Ekşi geğirmeler, ağız ye boğazdan gelen gazlardan dolayı yanmalar, hazan de ekşi kusmalar fazla mide asitini işaret ederler. Tedavi, mide asitini artıran yemeklerden uzak durmaya yöneliktir. Tuzlu, şekerli, baharatlı yemekler, et konserveleri, kızartmalar, çay, kahve, sigara ve alkol, çiğ soğan bunların başında gelmektedir. Et, yumurta, taze peynir, süt gibi proteinli yiyeceklerle tuzsuz ve az yağlı yemekler perhiz için faydalı gıdalar cinsindendir.
* Muayene neticesinde hazımsızlığın sebebi yetersiz mide salgısından kaynaklandığı tesbit edilirse, buna "asitsiz dispepsi" adı verilmektedir. Yemeklerden sonra bir-iki saat müddetle midede ağırlık hissi duyulur, ishal ateş nöbetleri ve başağrısı görülebilir. Dışkı çok pis kokar.
Asitsiz dispepsi'de iyi pişirilmek şartı ile her türlü et verilebilir. Yumurta, rafadan, tavada pişmiş veya çorba içinde yenebilir. Çorba yağsız ve bol tuzlu olmalıdır. Çay, kahve, baharat serbesttir. Ekmek, tercihen bayat ve kızarmış halde yenmelidir. Beden hareketleri, kısa yürüyüşler ve temiz hava da çok faydalıdır.